1. CİLT

Hadis Tarihi, Bazı Hadis Meseleleri, Hz. Peygamber'in İlmi Yayma Tedbirleri

2. CİLT

Kur'ân ve Sünnete Sarılma, İtikaf', İhyâ'u'l-Mevat, Îlâ, İsim ve Künye, Kaplar, Ecel ve Emel, Ebeveyne İyilik

3. CİLT

Bey(Alım Satım),Cimrilik,Bina, Tefsir

4. CİLT

Kur'an'ın Tilaveti ve Kıraatı,Tevbe,Rüya, İflâs

5.CİLT

Ölümü Temenni, Teşekkür, Cihad, Cidal ve Mirâ, Hacc ve Umre

6. CİLT

Hidane,Hased, Hırs, Haya, Hulk(Huy), Korku, Alemin Yaradılışı, Hilafet ve İmamet, Hul, Dua

7. CİLT

Diyetler, Borç ve Ödeme Âdabı, Zebâih (Kesimler),Dünyanın ve Yeryüzündeki Bazı Yerlerin Zemmedilmesi,Rahmet, Rıfk, Rehin, Riya, Zekât,Zinet

8. CİLT

Sehavet ve Kerem, Sefer (Yolculuk) Âdâbı, Müsâbaka ve Atıcılık, Sual, Sihir ve Kehanet, İçecekler,Şirket, Şiir,Namaz,

9. CİLT

Oruç, Sabır

10. CİLT

Sıdk (Doğruluk), Sadaka ve Nafaka, Sıla-i Rahm, Sohbet, Mehir, Av, Allah'ın Sıfatları, Misafirlik (Ziyafet), , Taharet

11. CİLT

Yiyecekler, Tıb ve Rukye, Talâk (Boşanma), Zıhâr, İlim, Af ve Mağfiret, Âzad Etme

12. CİLT

İddet ve İstibra, Ariyet, Umrâ ve Rukba, Gazveler,Kıskançlık,Gadab (Öfke), Gasb,Gıybet ve Nemine,Musiki ve Eğlence, Gadr (Vefasızlık), Fezâil

13. CİLT

Feraiz ve Mevaris (Miraslar), Fitneler Hevalar ve İhtilaflar, Kader

14. CİLT

, Kaza (Dava) ve Hüküm, Katl, Kısas, Kasâme, Mudarabe, Kıssalar, Kıyamet, Kesb (Kazanç), Yalan

15. CİLT

Kebair, Libas (Giyecekler), Lukata (Bulutular), Lian, Lakît, Oyun ve Eğlence, Lanetleme ve Sövme, Mev'izeler, Muzaraa (Ziraî Ortaklık), Medh, Mizah ve Şakalaşma, Ölüm, Mescidler, Peygamberlik, Nikah

16. CİLT

Nikah, Nezr (Adak, Niyet ve İhlas, Nasîhat ve Meşveret, Nifak, Yıldızlar, Hicretler, Hediye, Hibe, Vasiyet, Vaad, Vekâlet, Vakıf, Yemin, İlaveler, Taharet, Namaz, Ezan

17. CİLT

Bu cild İbn Mace’nin Sünenine aittir. Mescidler ve Cemaatler, Namazı Eda ve Namazın Sünnetleri, Cenaze, Oruç, Zekat, Nikah (Evlenme), Talak, Kefaretler, Ticaretler, Ahkâm, Hibeler, Sadakalar, Rehinler, Şuf'a, Lukata (Buluntular), Köle Azad

    Hadis Ansiklopedisi | 17. CİLT

CENAZE BÖLÜMÜ - 1

* HASTA ZİYARETİ

ـ430 ـ6417 ـ1434 -حَدَّثَنَا أَبُو  بِشْرٍ بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ. قَاَ: ثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدِ ثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ أبِيهِ، عَنْ حَكِيمٍ بْنِ أفْلَحَ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، عَنِ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: لِلْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ أرْبَعُ خَِلٍ: يُشَمِّتُهُ إِذَا عَطَسَ، وَيُجِيبُهُ إِذَا دَعَاهُ، ويَشْهَدُهُ إِذَا مَاتَ، وَيَعُودُهُ إِذَا مَرِضَ.فِي الزوائد: إسناد حديث أَبِي مسعود صحيح وأسل الحديث فِي الصحيحين وغيرهما، من رواية غيره.

430. ( 1434) (6417)- Ebu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Müslüman için Müslüman üzerinde dört haslet vardır: "Hapşırınca (elhamdulillah! derse) teşmit etmek (yerhamukallah! demek), davet edince icabet etmek, öldüğü zaman (cenazesinde) hazır bulunmak, hastalandığı zaman geçmiş olsun ziyareti yapmak."

ـ431 ـ6418 ـ1435 -حَدَّثَنَا أَبُو  بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ. ثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو عَنْ أَبِي سَلَمَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: خَمْسٌ مِنْ خَقِّ الْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ: رَدُّ التَحِيَّةِ، وَإجَابَةُ الدَّعْوَةِ، وَشُهُودُ الْجِنَازَةِ، وَعِيَادَةُ الْمَرِيضِ، وَتَشْمِيتُ الْعَاطِسِ إِذَا حَمِدَ اللَّهَ.فِي الزوائد: إسناده صحيح وَرِجَالُهُ ثقات. والحديث بِهَذَا الوجه فِي الصحيحين، لكن بغير هَذَا السياق.

431. ( 1435) (6418)- Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Bir müslümanın diğer bir müslüman üzerinde beş hakkı vardır: "Selamını almak, davete icabet, cenazeye katılmak, hasta ziyareti, "elhamdülillah!" dediği taktirde hapşırana yerhamukallah (diyerek teşmitte bulunmak)."

ـ432 ـ6419 ـ1437 -حَدَّثَنَا  هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ. ثَنَا مَسْلَمَةُ بْنُ عَلِيٍّ. ةيهب ابْنُ جَرَيْجٍ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أنَسِ بْنِ مَالِكٍ؛ قَالَ: كَانَ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ َ يَعُودُ مَرِيضاً إَّ بَعْدَ ثَثٍ. فِي الزوائد: فِي إسناده مسلمة بن علي، قَالَ فِيهِ البخاري وأَبُو  حاتم وأبو زرعة: منكر الحديث. ومن أحاديثه غير محفوظة. واتفقوا عَلَى تضعيفه.قَالَ السندي: قلت لكن ا‘حاديث ذكرها السخاوي فِي المقاصد الحسنة، وقَالَ: يتقوى بثضها بيعض. وكذلك أخذ به بعض التابعين.

432. (1437) (6419)- Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bir kimse hastalanacak olsa ona üç günden sonra geçmiş olsun ziyaretinde bulunurdu."

ـ433 ـ6420 ـ1439 -حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخََّلُ. ثَنَا صَفْوَانُ بْنُ هُبَيْرَةَ. ثَنَا أَبُو مَكِينٍ، عَنْ عِكْرَمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ؛ أنَّ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَادَ الرَجًُ فَقَالَ: مَا تَشْتَهِي؟ قَالَ: أشْتَهِى خُبْزَبُرٍّ. قَالَ النَّبِيُّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ كَانَ عِنْدَهُ خُبْزُبُرٍّ فَلْيَبْعَثْ إِلَى أخِيهِ. ثُمَّ قَالَ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إذا شْتَهَى مَرِيضُ أحَدِكُمْ شَيْئاً، فَلْيُطْعِمْهُ.فِي الزوائد: فِي إسناده صفوان بن خبيرة، ةذكره ابن حبان فِي الثقات. وقال النفيلي:  يتابع على حديثه. قلت: وقال فِي تقريب النهذيب: لين الحديث.

433. (1439) (6420)- İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir hastayı ziyaret etti ve "Canın ne çekiyor?" diye sordu. Hasta "Buğday ekmeği!" dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Kimin yanında buğday ekmeği varsa kardeşine göndersin!" dedi. Sonra Resûlullah  ilave etti: "Birinizin hastası bir şeye iştah duyarsa ondan yedirsin."

ـ434 ـ6421 ـ1440 -حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ. ثَنَا أَبُو يَحْيَى الْحِمَّانِيُّ، عَنْ ا‘عْمَشِ، عَنْ يَزِيدَ الرَّقَاشِيِّ، عَنْ أنَسِ بْنِ مَالِكٍ؛ قَالَ: دَخَلَ النَّبِيُّ  صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَى مَرِيضٍ يَعُودُهُ. فَقَالَ: أتَشْتَهِي شَيْئاً؟ أتَشْتَهِي كَعْكاً؟ قَالَ: نَعَمْ. فَطَالَبْوا لَهُ.فِي الزوائد: إسناده ضعيف، لضعف يزيد بن أبان الرقاشي.

434. (1440) (6421)- Hz. Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ziyaretine gittiği bir hastanın yanına girdi ve "Bir şey canın çekiyor mu? Kek canın çekiyor mu?" diye sordu. Hasta "Evet!" deyince ona kek aradılar."

ـ435 ـ6422 ـ1441 -حَدَّثَنَا  جَعْفَرُ بْنُ مُسَافِرٍ. حَدّثَنِى كَثِورُ بْنُ هِشَامٍ. ثَنَا جَعْفَرُ بْنُ بُرْقَانَ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ مِهْرَانَ. عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ؛ قَالَ: قَالَ لِي النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا دَخَلْتَ عَلَى مَرِيضٍ فَمُرْهُ أنْ يَدْعُوَ لَكَ. فَإنَّ دُعَاءَهُ كَدُعَاءَ الْمََئِكَةِ. فِي الزوائد: إسناده صحيح وَرِجَالُهُ ثقات. إ أنه منقطع. قَالَ العمي فِي المراسيل والمزي: فِي رواية ميمون بن مهران عن عمر ثلمة. أه.وفي ا‘ذكار للنووي: ميمون لم يدرك عمر.

435. (1441) (6422)- Ömer İbnu'l-Hattâb radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana: "Bir hastanın yanına girince, ondan sana dua edivermesini talep et. Çünkü onun duası melekleri duası gibidir" buyurdular."

* ÖLECEK KİMSEYE LAİLAHE İLLALLAH TELKİNİ

ـ436 ـ6423 ـ1446 -حَدَّثَنَا  مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ. ثَنَا أَبُو عَامِرٍ. ثَنَا كَثِؤرٌ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ إسْحَاقَ بْنِ عَبْدُ اللَّهِ ابْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ أبِيهِ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَقِّنُوا مَوْتَاكُمْ: َ إلهُ إَّ اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رِبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ للَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ قَالُوا: يَا رَسُولَ للَّهِ! كَيْفَ لِ‘حْيَاءِ؟ قَالَ أجْوَدُ، وَأجْوَدُ.فِي الزوائد: فِي إسناده إسحاق. لم أرمن وثقه و من جرحه. وكثير بن يزيد، قَالَ فِيهِ أحمد؟ ما أرى به بأسا. و قَالَ ابْنِ معين: ليس بشئ. و قَالَ مرة: ليس بن بأس و قَالَ مرة: صالح، ليس بالقوى. و قَالَ النسائي: ضعيف. وفيل: ثقة. وبافي رِجَالُهُ ثقات.

436. (1446) (6423)- Abdullah İbnu Câfer babasından radıyallahu anh naklen anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ölülerinize (ölmek üzere olanlara) Lailahe illallahu'l-Halîmu'l-Kerîm, Sübhânallahi Rabbi'l-Arşı'l-Azim, Elhamdulillahi Rabbi'l-Âlemin" demeyi telkin edin!" yanındakiler: "Ey Allah'ın Resûlü! Bunun sağlara telkini nasıldır?" dediler. "Daha güzeldir, daha güzeldir!" buyurdular."

* ÖLECEK KİMSENİN YANINDA NE KONUŞMALI?

ـ437 ـ6424 ـ1450 -حَدَّثَنَا  أحْمَدُ بْنُ ا‘زْهَرِ. ثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى. ثَنَا يُوسُفُ بْنُ الْمَاجَشُونِ. ثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ؛ قَالَ: دَخَلْتُ عَلَى جَابِرِ بْنِ عَبْدُ اللَّهِ وَهُوَ يَمُوتُ. فَقُلْتُ: اقْرَأْ عَلَى رَسُولِ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ السََّمَ.فِي الزوائد: هَذَا إسناد صحيح وَرِجَالُهُ ثقات إ أنه موقوف.

437. (1450) (6424)- Muhammed İbnu'l-Münkedir anlatıyor: "Hz. Cabir radıyallahu anh'ın yanına girdim. Ölmek üzereydi. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a bizden selam götür!" dedim."

* MÜ'MİN CAN ÇEKİŞME HALİNDEN SEVAP KAZANIR

ـ438 ـ6425 ـ1451 -حَدَّثَنَا  هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ. ثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ. ثَنَا ا‘وْزَاعِيُّ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ عَائِشَةَ؛ أنَّ رَسُولَ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ دَخَلَ عَلَيْهَا وَعِنْدَهَا حَمِيمٌ لَهَا يَخْنُقُهُ الْمَوْتُ. فَلَمَّا رَأ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَا بِهَا قَالَ لَهَا: َ تَبْتَئِسِي عَلَى حَمِيمِكَ. فَإنَّ ذلِكَ مِنْ حَسَنَاتَهِ.فِي الزوائد: هَذَا إسناد صحيح و رِجَالُهُ ثقات. والوليد بن مسلم، وإن كَانَ يدلس، فقد صرح بالتحديث، فزال ما يخشى.

438. (1451) (6425)- Hz. Aişe radıyallahu anhâ'nın anlattığına göre: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir yanına girdiği sırada, bir yakınının nefesini ölüm kesmek üzere idi. Aleyhissalâtu vesselâm Hz. Aişe'nin üzüntüsünü görünce kendisine: "Şu yakının için üzülme. Zira onun şu ızdırabı hasenatındandır!" buyurdular."

ـ439 ـ6426 ـ1453 -حَدَّثَنَا  رَوْحُ بْنُ الْفَرَجِ. ثَنَا.  نَصْرٌ بْنُ حَمَّادٍ. ثَنَا مُوسَى بْنُ كَرْدَمٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ ابْنِ قَيْسٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى ؛ قَالَ: سَألْتُ رَسُولَ للَّهِ مَتى تَنْقَطِعُ مَعْرُفَةَ الْعَبْدِ مِنَ النَّاس ؟ قَالَ: إِذَا عَايَنَ.فِي الزوائد: فِي إسناده نصر بن حماد، كذبه يَحْيَى بن معين وغيره. ونسبه أَبُو الفتح ا‘زدى لوضع الحديث.

439. (1453) (6426)- Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a (ölmek üzere olan bir kimsenin) insanları tanıma hali ne zaman sona erer?" diye sordum. "(Gaybî hakikatları) gördüğü zaman!" buyurdular."

* ÖLÜNÜN GÖZÜ KAPATILIR

ـ440 ـ6427 ـ1455 -حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُد  سُلَيْمَانُ بْنُ تَوْبَةَ. ثَنَا عَاصِمُ بْنُ عَلِيٍّ. ثَنَا قَزَعَةُ بْنُ سَوَيْدٍ، عَنْ حُمَيْدِ ا‘عْرِجِ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ مُحَمِّودِ بْنِ الَبِيدٍ، عَنْ شَدَّاد بْنِ أوْسٍ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا حَضَرْتُمْ مَوْتَاكُمْ، فَأغْمِضُوا الْبَصَر. فَإنَّ الْبَصَرَ يَتْبَعُ الرُّوحَ. وَقُولُوا خَيْراًز فَإنَّ الْمََئِكَةَ تَؤمِّنُ عَلَى مَا قَالَ أهْلُ الْبَيْتِ. فِي الزوائد: إسناده حسن، ‘ن قزعة بن سويد مختلف فِيهِ. وباقي رِجَالُهُ ثقات.

440. (1455) (6427)- Şeddâd İbnu Evs radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ölülerinizin yanında hazır bulunduğunuz taktirde (ölünce) gözlerini kapayıverin. Çünkü göz, ruhu takip eder (ve açık kalır). Ayrıca hakkında hayır söyleyin. Çünkü melekler ev halkının söylediklerine "âmin!" derler."

* ÖLÜNÜN GASLİ

ـ441 ـ6428 ـ1461 -حَدَّثَنَا  مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِىُّ. ثَنَا بَقِيَّةُ الْوَلِيدِ، عَنْ مُبَشِّرِ بْنِ عُبَيْدٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أسْلَمَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لِيُغَسِّلْ مَوْتَكُمُ الْمَأْمُونُونَ.فِي الزوائد: فِي إسناده بقية، وهو مدلس، وقد رواه بالعنعنة. ومبشر بن عبيد، قَالَ فِيهِ أحمد: أحاديثة كذب موضوعة. وَقَالَ البخاري: منكر الحديث.و قَالَ الدارقطني: متروك الحديث، يضع ا‘حاديث ويكذب.

441. (1461) (6428)- Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ölülerinizi güvendiğiniz kimseler yıkasın."

ـ442 ـ6429 ـ1462 -حَدَّثَنَا  عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ. ثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ الْمُحَارِبِيُّ. ثَنَا عَبَّادُ بْنُ كَثِيرٍ، عَنْ عَمْرِو ابْنِ خَالِدٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِةٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ ضَمْرَةَ، عَنْ عَلِيٍّ؛ قَالَ:قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ غَسَّلَ مَيْتاً وَكفَّنَهُ وَحَنَّطَهُ وَحَمَلَهُ وَصَلَّى عَلَيْهِ، وَلَمْ يٌفْشِ عَلَيْهِ مَا رَأى، خَرَجَ مِنْ خَطِيئَتِهِ مِثْلَ يَوْمَ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ.فِي الزوائد: هَذَا إسناد ضعيف. فِيهِ عمر بن خالد، كذبه أحمد وابْنِ معين.

442. (1462) (6429)- Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular k: "Kim bir ölüyü yıkar, kefenler, kefenini güzel kokulu maddelerle kokulandırır, taşır ve namazını kılar, cenazeyle ilgili olarak gördüğü (kötü alametleri ölü) aleyhine yaymazsa, (bu yaptığına mükâfat olarak) günahlarından temizlenir ve annesinden doğduğu gün gibi (tertemiz) olur."

AÇIKLAMA:

Son iki hadis, mana itibariyle birbirini tamamlar. Birinci hadis ölülerin güvenilir kimselere yıkatılmasını emrederken, ikinci hadis, "güvenilir" liği kısmen açıklar: Ölüde görülen ve aleyhine yorum vesilesi yapılacak bazı kusurları açıklama... Şu halde bu hallerin ifşa edilmemesi esastır. Bunu ifşa etmeyeceği hususunda güvenilen kimselere yıkama işi yaptırılmalıdır.

* KARI KOCAYI, KOCA KARIYI GASLEDEBİLİR

ـ443 ـ6430 ـ1465 -حَدَّثَنَا  مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى. ثَنَا أحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ. ثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ ابْنِ إسْحَاقَ، عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ عُتْبَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَائِشَةَ؛ قَالَتْ: رَجَعَ رَسُولَ للَّهِ مِنَ الْبَقِيعٍ. فَوَجَدَنِي وَأنَا أجِدُ صُدَاعاً فِي رَأسِي. وَأنَا أقُولُ: وَارَأْسَاهُ. فَقَالَ: بَلْ أنَا، يَا عَائِشَةُ! وَارَأْسَاهُ ثُمَّ قَالَ: مَا ضَرِّكِ لَوْ مِتِّ قَبْلِي فَقُمْتُ عَلَيْكِ فَغَسِّلْتُكِ وَكَفَّنْتُكِ وَصَلَّيْتُ عَيْكِ وَدَفَنْتُكِ.فِي الزوائد: إسناد رِجَالُهُ ثقات. رواه البخاري من وجه آخر مختصرًا.

443. (1465) (6430)- Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Bakî'den dönmüştü. Beni, başımdaki bir ağrıdan hastalanmış ve "vay başım"çekerken buldu.

"Ey Aişe, asıl hasta benim, vay başım!" dedi ve sonra ilave etti: "Benden önce ölsen de senin başında durup seni (kendi elimle) yıkasam, kefenlesem, namazını kıldırsam ve defnetsem, senin için daha iyidir."

AÇIKLAMA:

Bu hadis, kocanın, ölen hanımının cenazesini yıkayabileceğini ifade ederse de, Hanefi ulemâsı başka karinelerden hareketle, kadının ölmesiyle erkeğinden nikah bağının kalkacağına ve dolayısıyla hanımına bakamayacağına, dokunamayacağına hükmetmiş ve dolayısıyla erkeğin, ölen karısını yıkayamayacağını söylemiştir. Ancak kadın, ölen kocasını yıkayabilir. Çünkü iddet beklemek zorundadır. İmam Şafiî, Mâlik ve meşhur kavlinde Ahmed, ölüm halinde eşlerin birbirini yıkayabileceğine hükmetmişlerdir.

* RASULULLAH'IN GASLİ

ـ444 ـ6431 ـ1466 -حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ ا‘زْهَرِ الْوَاسِطِيُّ. ثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةُ. ثَنَا أَبُو بُرْدَةَ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أبِيهِ؛ قَالَ: لَمَّا أخَذُوا فِي غُسْلِ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَادَاهُمْ مُنَادٍ مِنَ الدَّاخِلِ: َ تَنْزِعُوا عَنْ رَسُولِ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَمِيصَهُ.فِي الزوائد: إسناده ضعيف، لضعف أَبِي بردة، واسمه عمر بن يزيد التيمي. وقول الحاكم: إن الحديث صحيح، وأبو بردة هو يزيد بن عَبْدُ اللَّه وهم. لما ذكره المزي فِي ا‘طارف والتهذيب.

444. (1466) (6431)- Büreyde radıyallahu anh anlatmıştır: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm vefat edince, yıkamak istedikleri vakit dahilden bir münadi şöyle nida etti: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın gömleğini üzerinden çıkarmayın."

ـ445 ـ6432 ـ1467 -حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنِ خِذَامٍ. ثَنَا صَفْوَاُن بْنُ عِيسَى. ثَنَا مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ عَنْ عَلِيِّ بْنِ اَبِي طَالِبٍ؛ قَالَ: لَمَّا غَسَّلَ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ذَهَبَ يَلْتَمِسُ مِنْهُ مَا يَلْتَمِسُ مِنَ الْمَيِّتِ، فَلَمْ يَجِدْهُ. فَقَالَ: بَأبِي الطَّيِّبُ. طِبْتَ حَيّاً وَطِبْتَ مَيِّتاً .فِي الزوائد: هَذَا إسناده صحيح وَرِجَالُهُ  ثقات. ‘ن يَحْيَى بن خذام ذكره ابْنِ حبان فِي الثقات. وصفوان ابْنِ عيسى احتج به مسلم. والباقي مشهورون.

445. (1467) (6432)- Hz. Ali Radıyallahu anh'tan anlatıldığına göre: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı yıkadığı zaman, ölüde aranan (idrar, gâita gibi) şeyleri aradı, fakat bulamadı. Bunun üzerine: "Babam sana feda olsun. Sen çok temizsin hayatta iken temizdin, ölünce de temizsin!" dedi."

ـ446 ـ6433 ـ1468 -حَدَّثَنَا  عَبَّادُ بْنُ يَعْقُوبَ. ثَنَا الْحُسَيْنُ بْن زَيْدِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ أبِيهِ، عَنْ عَلِيٍّ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا أنَا مُتُّ فَاغْسِلُونِي بِسَبْعِ قِرَبٍ، مِنْ بِئْرِي، غَرْسٍ.فِي الزوائد: هَذَا إسناده ضعيف. ‘ن عباد بن يعقوب قَالَ فِيهِ ابْنِ حبان: كَانَ رافضيا داعيا. ومع ذَلِكَ كَانَ يروى المناكير عن المشاهير. فاستحق الترك. و قَالَ ابْنِ طاهر: هو من غة الروافض، مستحق ترك روايته عنه. وترك الرواية عنه جماعة من الحفاظ. و قَالَ الَّذِهبي: روى عنه البخاري مقرونا بغيره. وشيخه مختلف فِيهِ.

446. (1468) (6433)- Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ben ölünce, beni Gars adlı kuyumdan yedi kırba su ile yıkayın."

AÇIKLAMA:

Bu hadisler, "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın, vasiyeti üzerine, Hz. Ali tarafından yıkandığını, yıkanırken üzerinden gömleğinin çıkarılmadığını, Gars kuyusunun suyu ile yıkandığını ifade etmektedir. Başka rivayetlerde, yıkama meselesi, de ashabın ihtilafı üzerine, gömleğinin çıkarılmadan yıkanacağı gaibten bir sesle duyurulduğu belirtilmiştir. Yıkama işinde Hz. Ali'ye Hz. Abbâs, Abbâs'ın oğlu Fadl, Üsame İbnu Zeyd, Kâsım ve Resûlullah'ın azadlılarından Sâlih radıyallahu anhüm ecmain yardımcı olmuşlardır. Üsame su dökmüş, Ali yıkamış, diğerleri sağa sola çevirme işlerinde yardımcı olmuşlardır. Bir rivayette, Aleyhissalâtu vesselâm'ın Hz. Ali'ye: "Senden başkası beni yıkamasın. Çünkü kim benim avretimi görürse gözü kör olur" demiştir. Hz. Ali'nin, Resûlullah'ın avretine bakmamakta çok sakındığını bildiği için ona vasiyet ettiği belirtilmiştir.

ـ447 ـ6434 ـ1470 -حَدَّثَنَا  مُحَمَّدُ بْنٌ خَلَفٍ الْعَسْقََنِيُّ. ثَنَا عَمْرُو بْنُ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ: هَذَا مَا سَمِعْتُ مِنْ أَبِي مُعَيْدٍ، حَفْصِ بْنِ غَيَْنَ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُوسَى، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدُ اللَّهِ بْنِعُمَرَ؛ قَالَ: كُفِّنَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي ثََثِ رِيَاطٍ بِيضٍ سُحُولِيَّةٍ.فِي الزوائد: قلت أصله فِي الصحيحين من حديث عائشة وابن عَبَّاسٍ. وإسناد حديث ابن عمر حسن، لقصور سليمان بن مُوسَى وحفص بن غين عن درجة أهل الحفظ والضبط وا“تقان.

447. (1470) (6434)- Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Suhuliyye denen üç parça beyaz ince bez içinde kefenlenmiştir."

ـ448 ـ6435 ـ1471 -حَدَّثَنَا  عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ. ثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إدْرِيسَ عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنِ الْحَكَمِ عِنْ مِقْسَمٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ؛ قَالَ: كُفِّنَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي ثَثَةِ أثْوَابٍ: قَمِيصُهُ الَّذِي قُبِضَ فِيهِ، وَحُلَّةٌ نَجْرَانِيَّةٌ.قَالَ النووي: هَذَا الحديث ضعيف،  يصح احتجاج به. ‘ن يزيد بن أَبِي زياد مجمع عَلَى ضعفه. سيّما وقد خالف روايته رواية الثقات.

448. (1471) (6435)- İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm üç parça giysi içerisine kefenlenmiştir: İçerisinde vefat ettiği gömleği ve Necrânî (iki parçalı) hulle."

* KEFENLENEN ÖLÜYE BAKMAK

ـ449 ـ6436 ـ1475 -حَدَّثَنَا  مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ سَمُرَةَ. ثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَسَنِ. ثَنَا أَبُو شَيْبَةَ عَنْ أنَسِ بْنِ مَالِكٍ؛ قَالَ: لَمَّا قُبِضَ إِبْرَاهِيمُ ابْنُ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لَهُمُ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: َ تُدْرِجُوهُ فِي أكْفَانِهِ حَتَّى أنْظُر إلَيْهِ فَأتَاهُ فَانْكُبَّ عَلَيْهِ، وَبَكىَ. فِي الزوائد: إسناده ضعيف، ‘ن أرا شيبة، قَالَ ابْنِ حبان: روى عن أنس ماليس من حديثه.  يحل الروايت عنه. و تفمي الرخاري: صاحب عجائب. وقَالَ أَبُو حاتم: ضعيف الحديث، منكر الحديث روى عنه عجائب.

449. (1475) (6436)- Hz. Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın oğlu İbrahim vefat ettiği zaman ashabına: "Ben oğluma bakmadıkça, onu kefenlerinin içine dahil etmeyin" buyurdu. (Yıkama işi bitince kefenlemezden önce) çocuğa yaklaştı, üzerine eğilip baktı ve ağladı."

AÇIKLAMA:

Hadis, kefenlenmezden önce ölüye bakmanın caiz olduğuna, sessizce ağlanabileceğine delildir. Bakma, avretine olmamalıdır, bakılması caiz olan yerlerine olmalıdır.

ـ450 ـ6437 ـ1478 -حَدَّثَنَا  حَمَّيدُ بْنُ مَسْعَدَةٍ. ثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ نِسْطَاسٍ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ؛ قَالَ: قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْعَودٍ: مَنِ اتَّبَعَ جَنَازَةً فَلْيَحْمِلْ بِجَوَانِبِ السِّرِيرِ كُلِّهَا. فإنَّهُ مِنَ السُّنَّةِ. ثُمَّ إنْ شَاءَ فَلْيَتَطَوَّعْ. وَإنْ شَاءَ فَلْيَدَعْ. فِي الزوائد: رِجَال ا“سناد ثتات. لكن الحديث موقوف. حكمه الزفع. وأيضا، هو منعطف. فإن أبا عبيدة لم يسمع من أبيه. قاله أَبُو حاتم وأبو زرعة وعيرهما.

450. (1478) (6437)- Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Bir cenazeyi takip eden kimse, naaşın bütün taraflarını (sırayla) omuzlasın. Zira bu sünnettir. Sonra dilerse tekrar nafile taşıması yapsın, dilerse taşıma işini terketsin."

AÇIKLAMA:

Hadis, cenazeyi sağ-sol, ön-arka her bir tarafından birer parça taşımanın sünnet olduğunu ifade eder. Bu miktar taşıyan, sünneti ifa etmiş olur. Dileyen ikinci sefer taşıma işine iştirak edebilir. Bu taktirde sevabı ziyadeleşir.

ـ451 ـ6438 ـ1479 -حَدَّثَنَا  مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدِ بْنِ عَقِيلٍ ثَنَا بِشْرُ بْنُ ثَابِتٍ. ثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، عَنِ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أنَّهُ رَأى جَنَازَةً يُسْرِعُونَ بِهَا. قَالَ: لِتَكُنْ عَلَيكُمُ السَّكُينَةُ.فِي الزوائد: ليث هو ابْنِ سليم، ضعيف. وتركه يَحْيَى بن القطان وابن معين وابن مندي. ومع ضعيفه فأالحديث يخالف ما فِي الصحيحيه من حديث أسرعوا بالجنازة.

451. (1479) (6438)- Ebu Mûsa radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir cenazenin süratle götürüldüğünü görmüştü, (müdahale ederek:) "Sükunetle gidin!" buyurdular..."

AÇIKLAMA:

Başka hadislerde cenazenin bir an önce defni hususunda acele edilmesi tavsiye buyrulmuştur. Burada ise acelecilik yasaklanmaktadır. Sadedinde olduğumuz yasağı çok aşın olan aceleciliğe, bilhassa taşıma sırasındaki aşın sürate hamledebiliriz.

Çabukluk, ölüm-defin arasındaki hizmetlerin bekletilmeden, geciktirilmeden yapılması manasında anlaşılmalıdır.

* CENAZE TAŞIYANIN KIYAFETİ

ـ452 ـ6439 ـ1485 -حَدَّثَنَا  أحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ. أخْبَرَنِى عَمْرُو بْنُ النَعْمَانِ. حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحَزَوَّرِ، عَنْ نَفِيعٍ، عَنْ عَمْرَانَ بْنِ الْحُصَيْنِ وَأبي بَرْزَةَ؛ قَا: خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي جَنَازَةٍ. فَرَأى قَوْماً قَدْ طَرَحُرا أرْدِيَتَهُمْ يَمْشُونَ فِي قُمُصٍ. فَقَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أبِفِعْلِ الِجَاهِلِيَّةِ تَأخُذُونَ؟ أوْ بِصُنْعِ الْجَاهِلِيَّةِ تَشَبَّهُونَ؟ لَقَدْ هَمَمْتُ أنْ أدْعُو عَلَيْكُمْ دَعْوَةً تَرْجِعُونَ فِي غَيْرِ صُوَرِكُمْ قَالَ، فَأخَذُوا أرْدَيَتَهُمْ وَلَمْ يَعُودِوا لذلِكَ.فِي الزوائد: هَذَا إسناده ضعيف. فِيهِ نفيع بن الحارث أَبُو دَاوُد ا‘عمى، تركغير واحد. ونسبه يَحْيَى بن معين وغيره للوضع. وعلي بن الحزور، كذَلِكَ متروك الحديث. وقَالَ الوخاري: منكر الحديث عنده عجائب. و قَالَ معة: فِيهِ نظر.

452. (1485) (6439)- İmrân İbnu'l-Husayn ve Ebu Berze radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la birlikte bir cenazeye gittik. (Bu esnada) Aleyhissalâtu vesselâm, ridalarını atıp sadece gömlekleri içerisinde yürümekte olan bir cemaat gördü ve: "Cahiliye amelini mi işliyorsunuz? Yoksa cahiliye fiilini yaparak onlara mı benzemeye çalışıyorsunuz? Şu suretinizden bir başka suretle (kabristandan) dönmeniz için hakkınızda beddua etmeyi cidden arzuladım" buyurdu. Bunun üzerine ridalarını giydiler ve bir daha bu adetlerine dönmediler."

AÇIKLAMA:

Cenazeye katılanların, matem alâmeti olsun diye ridalarını açtıkları anlaşılmaktadır. Resûlullah böylesi bir matemi yasaklamış bulunmaktadır.

ـ453 ـ6440 ـ1487 -حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ ا‘ عْلَى الصَّنْعَانِيُّ. أنْبَأَنَا مُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانُ. قَالَ: قَرَأْتُ عَلى الْفُضَيْلِ بْنِ مُيْسَرَةَ، عَنْ أَبِي حَرِيزٍ؛ أنَّ أبَا بُرَدَةَ حَدَّثَهُ قَالَ: أوْصَى أَبُو مُوسَى ا‘شْعَرِيُّ، حُينَ حَضَرَهَ الْمَوْتُ، فَقَالَ: َ تُتْبِعونِي بِمِجْمَرٍ. قَالُوا لَهُ: أوَ سَمِعْتُ فِيهِ شَيْئاً؟ قَالَ: نَعَمْ. مِنْ رَسُولِ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ .فِي الزوائد: إسناده حسن. ‘ن عَبْدُ اللَّه بن حسين أبا حريز مختلف فِيه. قَالَ أَبُو زرعة: ثقة. وذكره ابْنِ حبان فِي الثقات. و قَالَ أَبُو حاتم: حسن الحديث، ليس بمنكر الحديث، يكتب حديثه. و قَالَ أحمد: منكر ابحيث. و قَالَ النسائي: ضعيف. و قَالَ سونس عدي: عامة ما يروي  يتابع عَلَيْهِ. واختلف قول سونس معين فِيهِ. فمرة قَالَ: ثتة. ومرة قَالَ: ضعيف.وله شاهد من حديث أَبِي هُرَيْرَةَ. رواه مالك فِي الموطأ، و أَبُو دَاوُد فِي سننه.

453. (1487) (6440)- Ebu Bürde radıyallahu anh anlatıyor: "Ebu Musa el-Eş'âri radıyallahu anh, eceli geldiği zaman (yakınlarına): "Benim cenazemi ateşle takip etmeyin!" diye vasiyet etti. Bunun üzerine Ebu Bürde'ye: "Sen bu hususta bir şey işittin mi?" diye sordular. O da: "Evet, hem de Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan" dedi."

AÇIKLAMA:

Hadis, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın, cenazeyi taşımada uyulan bir kısım cahiliye adetlerini yasakladığını göstermektedir. Burada ateş taşıma adetinin varlığı ve yasaklandığı görülmektedir.

* CENAZE CEMAATİ ÇOKSA

ـ454 ـ6441 ـ1488 -حَدَّثَنَا أَبُو  بَكْرِ بْنِ أَبِي شَيْبَةَ. ثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ. أنْبَأَنَا شَيْبَانُ، عَنِ ا‘عْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: مَنْ صَلَّى عَلَيْهِ مَائَةٌ مِنَ الْمُسْلِمِينَ غَفِرَ لَهُ.فِي الزوائد: قد جاء عن عائشة فِي الترمذي والنسائي مثله. وإسناده صحيح ورِجَالُ الصحيحين.

454. (1488) (6441)- Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kimin cenazesine yüz müslüman namaz kılarsa, ona mağfiret olunur."

* ÖLÜYÜ HAYIRLA YÂDETMELİ

ـ455 ـ6442 ـ1492 -حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ. ثَنَا عَلِيٌّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: مُرَّ عَلي النَّبِيّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِجَنَازَةٍ، فَأُثْنِيَ عَلَيْهَا خَيْراً، فِي مَنَاقِبِ الْخَيْرِ. فَقَالَ: وَجَبَتْ. ثُمَّ مَرُّوا عَلَيْهِ بِأخْرَى. فَأُثْنَي عَلَيْهَا شَرّاً، في مَنَاقِبِ الشَّرِ. فَقَالَ: وَجَبَتْ. إنَّكُمْ شُهَدَاءُ اللَّهِ فِي ا‘رْضِ .فِي الزوائد: رواه النسائي إ قوله فِي مناقب الخير ومناقب الشر وأصله فِي الصحيحين من حديث أنس. ويوافقه حديث عمر، رواه الترمذي والنسائي. وإسناد اِبْنِ ماجة صحيح، ورجاله رجال الصحيحين.

455. (1492) (6442)- Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanından bir cenaze geçmişti, hakkında hayırla senâda bulunuldu. Aleyhissalâtu vesselâm: "Vacib oldu!" buyurdu. Sonra bir diğer cenazeyi geçirdiler. Halk bunu kötü hasletlerle yâdetti. Aleyhissalâtu vesselâm yine: "Vacib oldu!" buyurdu ve şu açıklamayı yaptı: "Sizler Allah'ın yeryüzündeki şahitlerisiniz!"

AÇIKLAMA:

Hadis değişik vecihlerle diğer kitaplarda da gelmiştir. Bazı vecihlerinde, ashabın ölüler hakkında ifade ettikleri medih ve zemleri de belirtilmiştir. Zemmedilen hakkında: "Allah'a ve Resûlüne buğzeder, Allah'a isyan eder ve bu yolda çalışırdı" dendiği de görülmektedir.

"Vacib oldu" sözü birinci hakkında cennetin vacib olduğunu, ikinci hakkında ise cehennemin vacib olduğunu ifade eder. Vacib olmak, sabit olmak, kesinlik kazanmak, gerekli hale gelmek manasındadır.

Ölü hakkında kötü söz söylenmesi başka hadislerde yasaklandığı halde burada müsaade edilmiş olması, buradaki cenazenin münafıklara ait olmasındandır.  Nitekim Allah ve Resûlüne buğzettiği belirtilmiştir. İslâm alimleri, kişi müslümansa, ölümünden sonra, fâsık dahi olsa şerle yâdedilmesine fetva vermemiştir. "Belki tevbe ile ölmüştür" denmiştir. Bu cümleden olarak, Yezid ve Haccac gibi herkesin iğbarını kazanan zalimlerin bile lanetlenmesini uygun bulamamışlardır.

* CENAZE İÇİN KIRAAT

ـ456 ـ6443 ـ1496 -حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ أَبِي عَاصِمٍ، النَّبِيلُ وَإِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُسْتَمِّرِّ؛ قَاَ: ثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، ثَنَا حَمَّادُ بْنُ جَعْفَرٍ الْعَبْدِيُّ. حَدَّثَنِي شَهْرُ بْنُ حَوْشَبٍ. حَدَّثَتْنِي أُمُّ شَرِيكٍ ا‘نْصَارِيَّةُ؛ قَالَتْ: أمَرَنَا رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أنْ نَقْرَأ عَلى الجَنَازَةِ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ .فِي الزوائد: فِي إسناده شهر بن حوشب، وثقه أحمد وابن معين وغيرهما. وتركه ابْنِ عوف. وضعفه. البيهقي. ولينه النسائي وحماد وغيرهم.

456. (1496) (6443)- Ümmü Şerîk el-Ensariyye radıyallahu anhâ: "Resûlullah bize, cenazeye (namaz kıldığımızda) Fatiha-ı Şerifeyi okumamızı emretti" demiştir."

AÇIKLAMA:

Cenaze namazında Fatiha'nın okunması meselesi ûlemâ arasında ihtilaflıdır: Hanefîlere ve bir kısım alimlere göre cenaze namazında Fatiha okunmaz, bu namaz dört tekbirdir: birinci tekbirden sonra Allah'a senâ, ikinci tekbirden sonra Resûlullah'a salât, üçüncüden sonra dua okunur, dördüncüden sonra selam verilir. Malikîlere göre, cenaze namazında Fatiha okumak mekruhtur. Şâfiîlere göre Fatihayı okumak farzdır, ilk tekbirden sonra okunması efdaldir. Hanbelîlere göre ilk tekbirden sonra okumak farzdır. Bütün bu farklı görüşler delile dayanırlar.


Önceki Başlık: NAMAZI EDA VE NAMAZIN SÜNNETLERİ BÖLÜMÜ - 7
Sonraki Başlık: CENAZE BÖLÜMÜ - 2

Kütüb-i Sitte eseri AKÇAĞ BASIM YAYIM PAZARLAMA A.Ş. izniyle sitemize eklenmiştir. Kopyalama yapılamaz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Not:Arapça yazılarda, Lam elifler, lam ve elif şeklinde ayrı ayrı olarak görünüyor. Ayrıca başka hatalar da olabilir. Bu açıdan okuyucularımızın bunu dikkate almalarını istirham ederiz.