1. CİLT

Hadis Tarihi, Bazı Hadis Meseleleri, Hz. Peygamber'in İlmi Yayma Tedbirleri

2. CİLT

Kur'ân ve Sünnete Sarılma, İtikaf', İhyâ'u'l-Mevat, Îlâ, İsim ve Künye, Kaplar, Ecel ve Emel, Ebeveyne İyilik

3. CİLT

Bey(Alım Satım),Cimrilik,Bina, Tefsir

4. CİLT

Kur'an'ın Tilaveti ve Kıraatı,Tevbe,Rüya, İflâs

5.CİLT

Ölümü Temenni, Teşekkür, Cihad, Cidal ve Mirâ, Hacc ve Umre

6. CİLT

Hidane,Hased, Hırs, Haya, Hulk(Huy), Korku, Alemin Yaradılışı, Hilafet ve İmamet, Hul, Dua

7. CİLT

Diyetler, Borç ve Ödeme Âdabı, Zebâih (Kesimler),Dünyanın ve Yeryüzündeki Bazı Yerlerin Zemmedilmesi,Rahmet, Rıfk, Rehin, Riya, Zekât,Zinet

8. CİLT

Sehavet ve Kerem, Sefer (Yolculuk) Âdâbı, Müsâbaka ve Atıcılık, Sual, Sihir ve Kehanet, İçecekler,Şirket, Şiir,Namaz,

9. CİLT

Oruç, Sabır

10. CİLT

Sıdk (Doğruluk), Sadaka ve Nafaka, Sıla-i Rahm, Sohbet, Mehir, Av, Allah'ın Sıfatları, Misafirlik (Ziyafet), , Taharet

11. CİLT

Yiyecekler, Tıb ve Rukye, Talâk (Boşanma), Zıhâr, İlim, Af ve Mağfiret, Âzad Etme

12. CİLT

İddet ve İstibra, Ariyet, Umrâ ve Rukba, Gazveler,Kıskançlık,Gadab (Öfke), Gasb,Gıybet ve Nemine,Musiki ve Eğlence, Gadr (Vefasızlık), Fezâil

13. CİLT

Feraiz ve Mevaris (Miraslar), Fitneler Hevalar ve İhtilaflar, Kader

14. CİLT

, Kaza (Dava) ve Hüküm, Katl, Kısas, Kasâme, Mudarabe, Kıssalar, Kıyamet, Kesb (Kazanç), Yalan

15. CİLT

Kebair, Libas (Giyecekler), Lukata (Bulutular), Lian, Lakît, Oyun ve Eğlence, Lanetleme ve Sövme, Mev'izeler, Muzaraa (Ziraî Ortaklık), Medh, Mizah ve Şakalaşma, Ölüm, Mescidler, Peygamberlik, Nikah

16. CİLT

Nikah, Nezr (Adak, Niyet ve İhlas, Nasîhat ve Meşveret, Nifak, Yıldızlar, Hicretler, Hediye, Hibe, Vasiyet, Vaad, Vekâlet, Vakıf, Yemin, İlaveler, Taharet, Namaz, Ezan

17. CİLT

Bu cild İbn Mace’nin Sünenine aittir. Mescidler ve Cemaatler, Namazı Eda ve Namazın Sünnetleri, Cenaze, Oruç, Zekat, Nikah (Evlenme), Talak, Kefaretler, Ticaretler, Ahkâm, Hibeler, Sadakalar, Rehinler, Şuf'a, Lukata (Buluntular), Köle Azad

    Hadis Ansiklopedisi | 17. CİLT

TİCARETLER BÖLÜMÜ - 1

* KAZANCA TEŞVİK

ـ668 ـ6655 ـ2138 -حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ. ثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ عَنْ بَجِيرِ بْنِ سَعْدٍ عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْذَانَ عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ مَعْدِيكَرِبَ الزُّبَيْدِيِّ، عَنْ رَسُولِ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: مَا كَسَبَ الرَّجُلُ كَسْباً أطْيَبَ مِنْ عَمَلِ يَدِهِ. وَمَا أنْفَقَ الرَّجُلُ عَلَى نَفْسِهِ وَأهْلِهِ وَوَلَدِهِ وَخَادِمِهِ، فَهُوَ صَدَقَةٌ.فِي الزوائد: فِي إسناده إِسْمَاعِيلَ بن عياش. ورواه أَبُو دَاوُد والترمذي والنسائي .

668. (2138) (6655)- Mikdâm İbnu Ma'dikerb ez-Zübeydî radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kişi elinin emeğiyle kazandığından daha temiz bir kazanç elde etmemiştir. Kişinin nefsine, ailesine, çocuğuna ve hizmetçisine harcadığı sadakadır."

ـ669 ـ6656 ـ2139 -حَدَّثَنَا أحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ. ثَنَا كَثِيرُ بْنُ هِشَامٍ. ثَنَا كُلْثُومُ بْنُ جَوْشَنٍ الْقُشَيْرِيُّ عَنْ أيُّوبَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: التَّاجِرُ ا‘مِينُ الصَّدوقُ الْمُسْلِمُ مَعَ الشُّهَدَاءِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ.فِي الزوائد: فِي إسناده كلثوم بن جوشن القشيري، ضعيف. وأصل الحديث قد رواه الترمذي من حديث أَبِي سَعِيدِ الخدريّ .

669. (2139) (6656)- İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Emin, dürüst, müslüman tâcir, Kıyamet günü şehidlerle beraberdir."

النَّفْسِ. فَقَالَ: أجَلْ. وَالْحَمْدُ للَّهِ. ثُمَّ أفَاضَ الْقَوْمُ فِي ذِكْرِ الْغِنَى. فَقَالَ: َ بَأسَ بِالْغِنَى لِمَنِ التَّقَى. وَالصَّحَّةُ لِمَنِ اتَّقَى خَيْرٌ مِنَ الْغِنَى. وَطِيبُ النَّفْسِ مِنَ النَّعِيمِ.فِي الزوائد: إسناده صحيح، ورِجَالُه ثقات .

670. (2141) (6657)- Muâz İbnu Abdûllah İbni Hudeyb'in amcası radıyallahu anh anlatıyor: "Biz bir cemaatte idik. Başında ıslaklık olduğu halde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm çıkageldi. Birimiz ona: "Bugün sizi iyi ve ferah görüyoruz" dedi. "Evet! Elhamdülillah öyledir!" buyurdular. Sonra halk zenginlik hususunda sohbete daldılar. Aleyhissalâtu vesselâm: "Muttakî için zenginliğin bir zararı yok!" buyurdular. Devamla: "Ancak dediler, sıhhat, muttaki için zenginlikten daha hayırlıdır. Gönül hoşluğu da bir nimettir."

* MAİŞET TALEBİNDE İTİDAL

ـ671 ـ6658 ـ2142 -حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ. ثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ. عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ عَنْ رَبِيعَةَ ابْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ عَبْدِ الْمِلِكِ بْنِ سَعِيدٍ ا‘نْصَارِيِّ عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أجْمِلُوا فِي طَلَبِ الدَّنْيَا فإنَّ كًُ مُيَسَّرُ لِمَا خُلِقَ لَهُ. فِي الزوائد: فِي إسناده إِسْمَاعِيلَ بن عياش، يدلس. ورواه بالعنعنة. وروايته عن غير أهله ضعيفة .

671. (2142) (6658)- Ebu Humeyd es-Sâidî radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Dünya talebinde mûtedil olun. Çünkü herkes, kendisi için yaratılmış olana müyesserdir (kazanmaya hazırlanmıştır)."

ـ672 ـ6659 ـ2143 -حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ بِهْرَامٍ. ثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عُثْمَانَ، زَوْجُ بِنْتِ الشَّعْبِيِّ. ثَنَا سُفْيَانُ عَنِ ا‘عْمَشِ عَنْ يَزِيدَ الرَّقَاشِيِّ عَنْ أنَسِ بْنِ مَالِكٍ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أعْظَمُ النَّاسِ هَمّاً، الْمُؤْمِنُ الَّذِي يَهُمُّ بِأمْرِ دُنْيَاهُ وَأمْرِ آخِرَتِهِ.قَالَ أَبُو عَبْدُ اللَّهِ: هذَا حَديثٌ غَرِيبٌ. تَفَرَّدَ بِهِ إِسْمَاعِيلُ.فِي الزوائد: فِي إسناده يزيد الرقاشي، والحسن بن مُحَمَّد بن عُثْمَانَ و إِسْمَاعِيلَ بن بهرام .

672. (2143) (6659)- Enes İbnu Mâlik radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mü'mindir."

ـ673 ـ6660 ـ2144 -حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِيُّ. ثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْحٍ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أُيُّهَا النَّاسُ! اتَّقُوا للَّهَ وَأجْمِلُوا فِي الطَّلَبِ. فإنَّ نَفْساً لَنْ تَمُوتَ حَتَّى تَسْتَوْفِي رِزْقَهَا، وَإنْ أبْطَأ عَنْهَا. فَاتَّقُوا للَّهَ وَأجْمِلُوا فِي الطَّالِبِ. خُذُ وا مَا حَلَّ، وَدَعُوا مَا حَرُمَ.فِي الزوائد: إسناده ضعيف. ‘ن فِيهِ الوليد بن مسلم وابن جريح. وكل منهما كَانَ يدلس. وَكَذَلِكَ أَبُو الزبير. وقد عنعنوه. لكن لم ينفرد به المصنف من حديث أَبِي الزبير عن جَابِرٍ فقد رواه ابْنِ حبان فِي صحيحه بأسنادين عن جَابِرٍ .

673. (2144) (6660)- Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ey insanlar Allah'a karşı muttakî olun ve (dünyevî) talepte mutedil olun. Zira, hiçbir kimse yoktur ki, (Allah'ın kendisine taktir ettiği) rızkını eksiksiz elde etmeden ölmüş olsun: Rızkı gecikse bile ona mutlaka kavuşacaktır. Öyleyse Allah'tan korkun ve talepte mutedil olun, (gayr-ı meşru yollara sapmayın), helâl olanı alın, haram olanı terkedin."

* KAZANÇ YOLUNU DEĞİŞTİRME

ـ674 ـ6661 ـ2147 -حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ. ثَنَا مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ. ثَنَا فَرْوَةُ أَبُو يُونُسَ عَنْ هَِلِ ابْنِ جُبَيْرٍ عَنْ أنَسِ بْنِ  مَالِكٍ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ أصَابَ مِنْ شَيْءٍ فَلْيَلْزَمْهُ.فِي الزوائد: فِي إسناده فروة أبو يونس وهو مختلف فِيهِ. قَالَه الذهبيّ فِي الكاشف. و قَالَ ا‘زدي: ضعيف. وذكره ابْنِ حبان فِي الثقات. وهل بن جبير البصري ذكره ابْنِ حبان فِي الثقات. و قَالَ: وروى عن أنس إن كَانَ سمع منه .

674. (2147) (6661)- Enes İbnu Mâlik radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "(Meşru) bir işten (helal rızık) kazanan kimse o işe devam etsin."

ـ675 ـ6662 ـ2148 -حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى. ثَنَا أَبُو عَاصِمٍ. أخْبَرَنِى أَبِي عَنِ الزُّبَيْرِ بْنِ عُبَيْدٍ عَنْ نَافِعٍ؛ قَالَ: كُنْتُ أُجَهِّزُ إِلَى الشَّامِ وَإِلَى مِصْرَ. فَجَهَزْتُ إِلَى الْعِرَاقِ. فَأتَيْتُ عَائِشَةَ أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ فَقُلْتَ لَهَا: يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ! كُنْتُ أجَهِّزُ إِلَى الشَّامِ. فجَهَّزْتُ إِلَى الْعِرَاقِ. فَقَالَتْ: َ تَفْعَلْ. مَالَكَ وَلِمَتْجَرِكَ؟ فَإنِّى سَمِعْتُ رَسُولَ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: إِذَا سَبَّبَ اللَّهُ ‘حَدِكُمْ رِزْقاً مِنْ وَجْهِ، فََ يَدَعْهُ حَتَّى يَتَغَيَّرَ لَهُ، أوْ يَتَنَكَّرَ لَهُ.فِي الزوائد: فِي إسناده مقال. ‘ن والدابي عاصم اسمه مخلد بن الضحاك، مختلف فِيهِ. قَالَ العقيلي والنسائي:  يتابع عَلَى حديثه. وذره ابْنِ حبان فِي الثقات. والزبير بن عبيد، قَالَ الذهبي: مجهول. وذكره ابْنِ حبان فِي الثقات .

675. (2148) (6662)- Nâfi anlatıyor: "Ben Şam ve Mısır'a ticaret malı gönderiyordum. Irak'a da gönderdim ve mü'minlerin annesi Hz. Aişe'nin yanına varıp kendisine: "Ey mü'minlerin annesi! Ben Şam'a ticarete gidiyordum, şimdi Irak'a gidiyorum" dedim. Bunun üzerine: "Böyle yapma! Sana ve eski ticaret yerine ne oldu? Zira ben, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın: "Allah Teâla hazretleri, sizden birine bir ciheti rızkına sebep kılarsa, bu değişinceye veya güçleşinceye kadar onu terketmesin" buyurduğunu işittim" dedi."

* SAN'ATLAR

ـ676 ـ6663 ـ2152 -حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ. ثَنَا عُمَرُ بْنُ هَارُونَ عَنْ هَمَّامٍ عَنْ فَرْقَدٍ السَّبَخِيِّ عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ عَنْ أَبِي  هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أكْذَبُ النَّاسِ الصَّبَّاغُونَ وَالصَّوَّاغُونَ.فِي الزوائد: إسناده ضعيف. ‘ن فِيهِ فرقد السبخي، ضعيف. وعمر بن هارون، كذبه ابْنِ معين وغيره .

676. (2152) (6663)- Ebu Hureyre radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İnsanların en çok yalan söyleyenleri boyacılar ve kuyumculardır."

AÇIKLAMA:

Bu hadis, İbnu Mâce'de yer alan zayıf hadislerdendir. İçtimâî hayat için burada zikri geçen iki mesleğe de ihtiyaç vardır. Bu mesleklerden vazgeçilemez.

Resûlullah'ın bu meslekleri kötüleyeceği düşünülmemelidir. Bazı şarihler: "Bu iki meslekte, işler zamanında yapılamadığı için, sanatkârlar müşterilerine yalancı durumuna düşerler, hadis bu durumu kastetmiş olabilir" mânasında yorumda bulunmuştur.

* MUHTEKİR KAYBEDER

ـ677 ـ6664 ـ2153 -حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ. ثَنَا أَبُو أحْمَدَ. ثَنَا إسْرَائِيلُ عَنْ عَلِيِّ بْنِ سَالِمِ ابْنِ ثَوْبَانَ عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدِ بْنِ جَدْعَانَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّاب؛ قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الْجَالِبُ مَرْزُوقٌ وَالْمُحْتَكِرُ مَلْعُونٌ.فِي الزوائد: فِي إسناده عَلَى بن زيد بن جدعان، وهو ضعيف .

677. (2153) (6664)- Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Malını satışa arzeden rızka erer, muhtekir (pahalanması için satmayıp bekleten)de lânete uğrar."

ـ678 ـ6665 ـ2155 -حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ. ثَنَا أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ. ثَنَا الْهَيْثَمُ بْنُ رَافِعٍ. حَدَّثَنِي أَبُو يَحْيَى الْمَكِّيُّ، عَنْ فَرُّوخَ مَوْلىَ عُثْمَانَ بْنِ عفَّانَ عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ؛ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: مَنِ احْتَكَرَ عَلى الْمُسْلِمِينَ طَعَاماً ضَرَبَهُ اللَّهُ بِالْجُذَامِ وَا“فَْسِ.فِي الزوائد: إسناده صحيح، و رِجَالُهُ موثقون. أَبُو يَحْيَى المكي والهيثم بن معين، قد ذكرهما ابْنِ حبان فِي الثقات. والهيثم بن رافع، وثقه ابْنِ معين وأبو دَاوُد. وَأَبُو بَكْر الحنفي، واسمه عبد الكبير بن عبد المجيد، احتج به الشيخان. وشيخ ابْنِ ماجة، يَحْيَى بن حكيم، وثقه أَبُو دَاوُد والنسائي وغيرهما .

678. (2155) (6665)- Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı işittim, buyurdular ki: "Müslümanlara bir gıda maddesinde ihtikarda bulunanı Allah Teâla hazretleri cüzzam ve iflasa mahkum eder."

* PARAYLA KUR'ÂN ÖĞRETİMİ

ـ679 ـ6666 ـ2158 -حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ. ثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ عَنْ ثَوْرِ بْنِ يَزِثدَ ثَنَا خَالِدُ ابْنُ مَعْدَانَ. ثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنُ بْنُ مُسْلِمٍ عَنْ عَطِيَّةَ الْكََعِيِّ عَنْ أُبَيِّ بْنِ كَعْبٍ؛ قَالَ: عَلَّمْتُ رَجًُ الْقُرْآنَ. فأهْدَى إِلَىَّ قَوْساً. فَذَكَرْتُ ذلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.فَقَالَ: إنْ أخَذْتَهَا أخَذْتَ قَوْساً مِنْ نَارٍ فَرَدَدْتُهَا.فِي الزوائد: إسناده مضطرب قَالَه الذهبي فِي الميزان فِي ترجمة عَبْدُ الرَّحْمَنِ بن سلم. وقَالَ العء فِي المراسيل: عطية بن قيس الكعي عن أَبِي بن كعب، مرسل .

679. (2158) (6666)- Ubey İbnu Ka'b radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adama Kur'ân öğretmiştim. Bana bir yay hediye etti. Bunu Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a haber verdim: "Eğer onu alırsan, ateşten bir yay almış olursun" buyurdular. Ben de geri iade ettim."

AÇIKLAMA:

Yazı öğretme mukabilinde verilen yayın reddi ile ilgili daha meşhur bir rivayette, hâdisenin kahramanı Übey değil, Ubâdetu'bnu's-Sâmit'dir (1. cilt 450-451. sayfalar). Rivayet esnasında, tashih yapılmış olabileceği gibi, iki ayrı hâdisenin cereyanı da mümkündür.

Kur'ân öğretimi mukabilinde ücret alınıp alınamayacağı bahsini de yine birinci cildin 442-444. sayfalarında tahlil ettik.

* HACCAMIN KAZANCI HELAL Mİ?

ـ680 ـ6667 ـ2163 -حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ أَبُو خَفْصِ الصَّيْرَفِيُّ. ثَنَا أَبُو دَاوُد. )ح( وَحَدّثَنَا مُحَمَّدُ ابْنُ عُبَادَةَ الْوَاسِطِيُّ. ثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ. قَاَ: ثَنَا وَرْقَاءُ، عَنْ عَبْدِ ا‘عْلَى، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ: احْتَجَمَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأمَرَنِي فَأعْطَيْتُ الْحَجَّامَا أجْرَهُ.فِي الزوائد: فِي إسناده حديث علي، عبد ا‘على بن عامر. قد تركه ابْنِ مهدي والقطان، وضعفه أحمد و ابْنِ معين وغيرهما .

680. (2163) (6667)- Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hacamat oldu ve bana emretti, ben de hacamat yapan zatın ücretini ödedim."

ـ681 ـ6668 ـ2165 -حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمّارٍ. ثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ. حَدَّثَنِي ا‘وْزَاعِيُّ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمنِ بْنِ الْحَارَثِ بْنِ هِشَامِ عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ عُقْبَةَ بْنِ عَمْرٍو؛ قَالَ: نَهىَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ كَسْبِ الْحَجَّامِ.فِي الزوائد: إسناد حديث أَبِي مسعود صحيح. و رِجَالُهُ ثقات عَلَى شرط البخاري .فَقَالَ: إنْ أخَذْتَهَا أخَذْتَ قَوْساً مِنْ نَارٍ فَرَدَدْتُهَا.فِي الزوائد: إسناده مضطرب قَالَه الذهبي فِي الميزان فِي ترجمة عَبْدُ الرَّحْمَنِ بن سلم. وقَالَ العء فِي المراسيل: عطية بن قيس الكعي عن أَبِي بن كعب، مرسل .

 

681. (2165) (6668)- Ukbe İbnu Amr radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hacamat edenin (bu işten) kazancını yasakladı."

 

AÇIKLAMA:

 

Hacamat yapanın ücret alması meselesi ihtilaflıdır, bir kısım hadislere göre helal, bir kısmına göre değil. Rivayetlerdeki farklılığa göre, alimler de ihtilaf etmiştir. Ancak cumhûra yani ûlemanın çoğunluğuna göre bu, ne hür ne köle kimseye haram değildir. Bazı hadislerdeki yasak hükmü, tenzihen kerahete hamledilmiştir. Maksad adî kazançlara değil, daha şerefli, âli kazançlara teşviktir.

 

* ALIŞ-VERİŞTE MUHAYYERLİK

ـ682 ـ6669 ـ2185 -حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ الدِّمَشْقِيُّ. ثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ. ثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ صَالِحٍ الْمَدَنِيِّ، عَنْ أبِيهِ؛ قَالَ: سَمِعْتُ أبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ يَقُولُ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إنَّمَا الْبَيْعُ عَنْ تَرَاضٍ.فِي الزوائد: أسناده صحيح، و رِجَالُهُ موثقون. رواه ابْنِ حبان فِي صحيح .

682. (2185) (6669)- Ebu Sa'îdi'l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Satış her iki tarafın rızasıyla olur."

 

* MEVCUT OLMAYAN ŞEY SATILAMAZ

ـ683 ـ6670 ـ2189 -حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ. ثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْفُضَيْلٍ، عَنْ لَيْثٍ عَنْ عَطَاءٍ عَنْ عَتَّابِ بْنِ أسِيدٍ؛ قَالَ: لَمَّا بَعَثَهُ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِلَى مَكَّةَ، نَهَاهُ عَنْ شِفِّ مَالَمْ يُضْمَنْ.فِي الزوائد: فِي إسناده ليث بن أَبِي سليم، ضعيف ومدلس. وعطاء هو ابن أَبِي رباح لم يدرك عتابا .

683. (2189) (6670)- Attâb İbnu Esîd radıyallahu anh'ın anlattığına göre: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onu Mekke'ye gönderdiği zaman kendisini, satın alıp da henüz teslim alınmamış bir malın kârından men etmiştir."

 

AÇIKLAMA:

 

Bu hadiste, kişinin, satın aldığı bir malı, henüz kabzetmezden yani tasarrufu altına almazdan, tam olarak teslim almazdan önce, satıp kâr etmeyi yasaklamış olmaktadır. Malın satılabilmesi için kabzedilmiş olması gerekmektedir. Bu, caiz olan selemden ayrı bir satış çeşididir. Selemin ne olduğu geniş olarak açıklandı.

 

* AKİBETİ MEÇHUL SATIŞ YASAK

 

 

ـ684 ـ6671 ـ2195 -حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ وَالْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِيُّ. قَاَ: ثَنَا ا‘سْوَدُ بْنُ عَامِرٍ. ثَنَا أيُّوبُ بْنُ عُتْبَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ؛ قَالَ: نَهىَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ بَيْعِ الْغَرَرِ.فِي الزوائد: فِي إسناده أيوب بن عتبة، ضعيف .

684. (2195) (6671)- İbnu Abbâs radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Bey'-i garar'dan (yani tahakkuk edip etmeyeceği bilinmeyen akıbeti meçhul satılan) men etti."

AÇIKLAMA:

Garar Arapça'da aldatma mânasına gelir. Burada zahiren müşteriye parlak da gelse sonucu belli olmayan satıştır. Şafiî hazretleri bu çeşit satışa denizdeki balığı, havadaki kuşu, efendisinden kaçıp nereye gittiği bilinmeyen köleyi satmayı örnek verir.

* PİYASAYA NARH KONAMAZ

 

 

ـ685 ـ6672 ـ2201 -حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ زِيَادٍ. ثَنَا عَبْدُ ا‘عْلىَ. ثَنَا سَعِيدٌ عَنْ فَتَادَةَ، عَنْ أبِي نَضْرَةَ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ ؛ قَالَ: غََ السِّعْرُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ. فَقَالُوا: لَوْ قَوَّمْتَ يَا رَسُولَ للَّهِ صَلَّى! قَالَ: إنِّى ‘رْجُو أنْ أُفَارِقَكُمْ وََ يَطْلُبَنِى أحَدٌ مِنْكُمْ بِمَظْلِمَةٍ ظَلَمْتُهُ.فِي الزوائد: فِي إسناده سَعِيدِ بن أَبِي عروبة، اختلط بأخرة لكن عبد ا‘على الشاميّ روى عنه قبل الختط. ومُحَمَّد بن زياد قَالَ الذهبي: روى له البخاري مقرونا بغيره. و قَالَ ابْنِ حبان: فِي الثقات وربما أخطأ. وباقي رِجَالُ ا“سناد ثقات .

685. (2201) (6672)- Ebu Saîd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında fiyatlar artmıştı. Halk müracaat ederek: "Ey Allah'ın Resûlü fiyatları siz düzenleseniz!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm şu cevabı verdi: "Ben, sizden kimsenin kendisine yaptığım bir zulmü talep etmez olduğu halde aranızdan ayrılmayı diliyorum."

AÇIKLAMA:

Böylece Resûlullah, piyasada fiyatlara müdahaleyi "zulüm yapmak" olarak tavsif etmiş bulunmaktadır. Piyasa, fiyatını kendi kendine ayarlamalıdır. Fiyat tesbiti meselesi daha önce geçti.

 

 

* ALIŞ-VERİŞTE MÜSAMAHA

 

 

ـ686 ـ6673 ـ2202 -حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أباَنٍ اْلبَلْخِيُّ أَبُو بَكْرٍ. ثَنَا  أسْمَاعِيلُ بْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ يُونُسَ بْنَ عُبَيْدٍ عَنْ عَطَاءِ بْنِ فَرُّوخَ؛ قَالَ: قَالَ عُثْمَانُ بْنِ عَفَّانَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أدْخَلَ اللَّهُ الْجَنَّةَ رَجًُ كَانَ سَهًْ، بَائِعاً وَمُشْتَرِياً.فِي الزوائد: رِجَالُهُ إسناده ثقات، إ أنه منقطع. ‘ن عطاء بن فروخ لم يلق عُثْمَانَ بن عفان. قَاله عَلَى بن المديني فِي العلل .

686. (2202) (6673)- Osman İbnu Affân radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Gerek satıcı ve gerekse alıcı iken kolaylık gösteren kimseyi Allah cennete koydu."

AÇIKLAMA:

Hadis, hayatında birkaç kere değil, daima kolaylık ve anlayışı prensip edinen kimseyi kastetmektedir. Alıcı olarak kolaylık, parasını peşin vermek, borcunu vadesinde tam olarak ödemektir. Satıcı olarak kolaylık, malın ayıbını gizlememek, doğruyu söylemek, borçlusuna mühlet tanımak, talebini nezaketle yapmaktır.

* PAZARLIK

 

 ـ687 ـ6674 ـ2204 -حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنُ كَاسِبٍ. ثَنَا يَعْلى بْنُ شَبِيبٍ، عَنْ عَبْدِاللَّهِ بْنِ عُثْمَانَ ابْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ قَيْلَةَ أُمِّ بَنِي أنْمَارٍ؛ قَالَتْ: أتَيْتُ رَسُولَ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي بَعْضِ عُمْرِهِ عِنْدَ الْمَرْوَة. فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ للَّهِ! إنِّي امْرَأةٌ أبِيعُ وَأشْتَرِي. فَإِذَا أرَدْتُ أنْ أبْتَاعَ الشَّىْءَ سُمْتُ بِهِ أقَلَّ مِمَّا أُرِيدُ. ثُمَّ زِدْتُ ثُمّ زِدْتُ حَتَّى أبْلُغَ الَّذِي أُرِيدُ. وَإِذَا أرَدْتُ أنْ أبِيعَ الشَّيْءَ سُمْتُ بِهِ أكْتَرُ مِنَ الَّذِي أُرِيدُ. ثُمَّ وَضَعْتُ حَتَّى أبْلُغَ الَّذِي أُرِيدُ. فَقَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ َ تَفْعَلِيَ يَا قَيْلَةُ! إِذَا أرَدْتِ أنْ تَبْاعِي شَيْئاً فَاسْتَامِي بِهِ الَّذِي تُرِيدِينَ. أُعْطِيتِ أوْ مُنِعْتِ. فَقَالَ إِذَا أرَدْتِ أنْ تَبِيِعِي شَيْئاً فَاسْتَامِي بِهِ الَّذِي تُرِيدِينَ. أعْطَيْتِ أوْمَنَعْتِ.فِي الزوائد: فِي إسناده انقطاع. قَالَ المزي فِي ا‘طراف: ابْنِ خثيم عن قيلة، فِيهِ نظر. وقَال الذهبي فِي الكاشف: قيلة أم رومان. روى عنها عَبْدُ اللَّه بن عُثْمَانَ بن خثيم مرس .

687. (2204) (6674)- Kayle Ümmü Benî Emmâr radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yaptığı umrelerden birinde kendisine Merve'de yaklaştım ve: "Ey Allah'ın Resûlü! Ben alıp satan bir kadınım. Bir şeyi satın almak istediğim zaman arzuladığımdan daha yüksek bir fiyat teklif ediyorum. Sonra yavaş yavaş artırarak arzuladığım fiyata geliyorum. Bir şeyi satacağım zaman da, önce, almayı arzuladığım fiyattan daha yüksek bir fiyat teklif ediyor, sonra yavaş yavaş inerek arzuladığım fiyata geliyorum, (böyle yapmama ne dersin?)" dedim. Şu cevabı verdi: "Ey Kayle, böyle yapma. Bir şey satın almak istedin mi, düşündüğün fiyatı söyle, sana verilsin veya verilmesin."

 

Aleyhissalâtu vesselâm sonra şunu söylediler: "Bir malı satmak istediğin zaman da versen de vermesen de (yüksek fiyat değil) satmak istediğin fiyatı söyle."

 

AÇIKLAMA:

 

1- Hadis, kadınların ticaret yapabileceğine delildir. Alimler kadının mütesettire ve fitneye sebep olmayacak yaşta olması şartını zikrederler.

 

2- Ticaret sırasında aldatıcı fiyat teklifi yapılmamalıdır. Bu durum alış-verişte güven ve itimadı sarsar, gerçek fiyat söylenmelidir.

ـ688 ـ6675 ـ2206 -حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَسَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ. قَاَ: ثَنَا عُبَيْدِ اللَّهِ بْنُ مُوسَى أنْبَأنَا الرَّبِيعُ بْنُ حَبيبٍ، عَنْ نَوْفَلِ بْنِ عَبْدِ الْمَلِكِ عَنْ أبِيهِ عَنْ عَلِيٍّ؛ قَالَ: نَهىَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنِ السَّوْمِ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ. وَعَنْ ذَبْحِ ذَواتِ الدَّرِّ.فِي الزوائد: فِي إسناده نوفل بن عبد الملك والربيع بن  حبيب .

688. (2206) (6675)- Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm güneş doğmazdan önce alış-veriş pazarlığı yapmaktan ve süt vermekte olan hayvanları kesmekten men etti."

 

AÇIKLAMA:

 

Fecirden güneş doğuncaya kadar ki zaman ibadet, zikir ve dua zamanıdır, dünyevi işler için heder edilmemelidir. Resûlullah bu sebeple o zamanda alım-satımla meşguliyeti yasaklamıştır. Sütü sağılan hayvanın kesilme yasağı da açıktır: Süt gibi beslenme değeri fazla olan bir gelir, kesilmiş olacaktır. Ancak bu bir haram ifade etmez. Hiçbir alim de buna hükmetmemiştir. Ciddî bir ihtiyaç halinde kesilebilir.

* AŞILANMIŞ HURMA MALI OLAN KÖLE SATILMIŞSA

 

ـ689 ـ6676 ـ2213 -حَدَّثَنَا عَبْدُ رَبِّهِ بْنُ خَالِدٍ النُّمَيْرِيُّ أَبُو الْمُغَلِّسِ. ثَنَا الْفِضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ مُوسَى بن عُقْبَةَ. حَدَّثَنِي إسْحَاقُ بْنُ يَحْيَى بْنِ الْوَلِيدِ عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ؛ قَالَ: قَضَى رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِثَمَرِ النَّخْلِ لِمَنْ أبَّرَهَا. إ أنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ. وَأنَّ مَالَ الْمَمْلُوكِ لِمَنْ بَاعَهُ، إَّ أنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ.فِي الزوائد: فِي إسناده إسحاق بن يَحْيَى بن الوليد وأيضا لم يدرك عبادة بن الصامت. قَالَه البخاري وغيره .

689. (2213) (6676)- Ubâde İbnu's-Samit radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, müşteri (kendisine ait olmasını) şart. koşmamış ise, (satılan) hurma ağaçlarının (başında bulunan) meyvesinin, ağaçları aşılayanın hakkı olduğuna ve keza, müşteri, (kölenin malının kendisine ait olmasını) şart kılmadığı taktirde, kölenin malının satıcıya ait olduğuna hükmetti."

* TERAZİYI AĞIR TUTUN

 

 

ـ690 ـ6677 ـ2222 -حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى. ثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ. ثَنَا شُعْبَةُ عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِنَارٍ. عَنْ جَابِرٍ ابْنِ عَبْدِ اللَّهِ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا وَزَنْتُمْ فَأرْجِحُوا.فِي الزوائد: إسناده صحيح، عَلَى شرط البخاري .

690. (2222) (6677)- Hz. Câbir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Tarttığınız zaman tartınızı ağır yapın."

 

 

ـ691 ـ6678 ـ2223 -حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنُ بْنُ بِشْرِ بْنِ الْحَكَمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَقِيلِ بْنِ خُوَيْليدٍ. قَاَ ثَنَا عَلَيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ وَاقِدٍ. حَدَّثَنِي أَبِي. حَدَّثَنِي يَزِيدُ النَّحْوِيُّ؛ أَنَّ عِكْرِمَةَ حَدَّثَهُ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ؛ قَالَ: لَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الْمَدِينَةَ كَانُوا مِنْ أخْبَثِ النَّاسِ كَيًْ. فَأنْزَلَ اللَّهُ سُبْحَانَهُ )وَيْلٌ لِلْمُطَفِّفِينَ( فَأحْسَنُوا الْكَيْلَ بَعْدَ ذلِكَ.فِي الزوائد: إسناده حسن. ‘ن مُحَمَّد بن عقيل وعلي بن الحسين مختلف فيهما. وباقي رِجَال ا“سناد ثقات .

 

691. (2223) (6678)- İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Medine ye geldiği vakit, halk ölçü-tartı işinde insanların en kötüsü idi. Bunun üzerine Allah Teâla hazretleri  Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline" diye başlayan sureyi indirdi. Bundan sonra ölçü ve tartıyı güzel yaptılar."


Önceki Başlık: KEFARETLER BÖLÜMÜ
Sonraki Başlık: TİCARETLER BÖLÜMÜ - 2

Kütüb-i Sitte eseri AKÇAĞ BASIM YAYIM PAZARLAMA A.Ş. izniyle sitemize eklenmiştir. Kopyalama yapılamaz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Not:Arapça yazılarda, Lam elifler, lam ve elif şeklinde ayrı ayrı olarak görünüyor. Ayrıca başka hatalar da olabilir. Bu açıdan okuyucularımızın bunu dikkate almalarını istirham ederiz.